logo
about-img

  • Ben Kimim?


12 Ocak 1988 senesinde Bursa’da dünyaya geldim. Hayatımın bir döneminde annemden beş yıl ayrı kalmak bana iyi gelmediği için, yeme bozuklukları, stres anında yeme, duygularımı ifade etmenin verdiği zorluklar sonucunda kilo alıp vermelerim çok erken yaşlarda başladı. Lise hayatımı Paris’te geçirdim. Sonrasında evlenip Kanada’ya yerleştim. Kanada’da üniversite eğitimime başladım. Eğitim fakültesinde sosyal bilimler okudum ve 2016 senesinde mezun oldum. Üniversite okurken Cihan ve Maya’yı da araya sıkıştırdım ☺ 4 yıllık üniversiteyi 7 yılda bitirdim ama bitti… Önemli olan da bu değil miydi?

Kanada hayatı… Yalnızlığın getirdiği stres… Yaşıtlarım Erasmus güzeli seçilirken ben çok zevk almadığım bir ülkede zevk almadığım bir bölümde biraz depresyona da girerek epey kilo almaya devam ettim. Erken yaşta anne olmak çok zorlamıştı beni. Stres esnasında güzel yediğimi zaten daha önce yazmıştım. Uzun bir süre kendimi kilolu hissetmedim hatta her şey normalmiş gibi çok mutluydum. Sınırsızca yemek çok zevkliydi. Bir gün hiç unutmuyorum, çok sevdiğim bir elbisem vardı ne zamandır giymediğim. Onu denedim, ardından aynanın karşısında elbisenin içinde hiç de iyi görünmediğimi fark ettim. Elbiseyi çıkarıp kendime baktığımda 23’lerinde genç ve diri gözükmesi gereken bir kadın gibi değil de, yağlanmış, dizlerine kadar selülit inmiş ve en güzel zamanlarında her yerini kapatmak zorunda kalan birine dönüşmüştüm. Bu durum beni çok mutsuz ediyordu hatta agresifleştiriyordu. Fakat bir yandan da hiçbir adım atmıyordum. Sürekli içinde bulunduğum olumsuz şartlara gömülüyordum.


Aslında kendime inancım hiç yoktu. Sonra ne olursa olsun kendimi aynanın karşısında güzel hissetme isteğim çok baskın olmaya başladı. Ve böylece de kilo verme serüvenim başladı diyebilirim… O zamana kadar hiçbir egzersiz ya da atletik bir geçmişim olmamıştı. Üniversite yıllarında kendi kendime egzersiz yapmaya başlamıştım ancak kardiyo aletlerinden ileri gitmemişti! Hedefim bir an önce fazla kilolarımdan kurtulmaktı. Gerçekten denemediğim diyet, zayıflama hapları ve çayları kalmadı. Her yola para vermeye hazırdım yeter ki artık kilo vereyim ben de diğer kadınlar gibi üzerime giydiklerimi içime sindirerek aynaya bakayım… Kendimi kıyafetlerin arkasına saklamaktan çok yorulmuştum! Derslerim vardı, çocuğum vardı, sorumlu olduğum bir ev vardı, ama zamanım ve enerjim yoktu. Bir gün, kendi kendime bir söz verdim. Bugünden itibaren kendime zaman verecektim ve diyet yapmayacaktım. Acele etmeyecektim. Sadece akışa bırakıp elimden geleni yapacaktım. Zaten bu zamana kadar yıllar yılları kovalamıştı ve ben bir arpa boyu kadar yol alamamamın yanında eski kilomun üzerine kat ve kat kilo almıştım. Demek ki, bundan önce izlediğim yol, doğru yol değildi. Eğer doğru olsaydı çünkü, ben şu anda bu halde olmazdım. O zaman hiç yapmadığım bir şeyi yapmam gerekiyordu. Düşünce yapımı değiştirmek, şartlarımdan şikâyet etmek yerine bu şartları baz alarak kendim için ne yapabilirdim? Ve o gün benim dönüm noktam oldu. Kendime söz verdim. Bugünden itibaren haftanın beş günü egzersiz yapacağım, sağlıklı besleneceğim. Kendime ve vücuduma yüklenmeyeceğim, ondan yapabileceği şeyden fazlasını istemeyeceğim. Ve tam bir yetişkin gibi elimden gelenin en iyisini yapıp kendi zaferimi sevinçle kucaklayacaktım. Evet, bu başlama serüveni böyle bir akışta olmadı tabi… Hayatı boyunca egzersizi adeta bir ceza gibi algılamış olan beynim, onu alkışlayarak kabul etmedi. Her sabah “offf bugünde egzersiz yapmam lazım” düşüncesi bütün günümü ele geçiriyordu. Kendimi adeta koltuktan kazıyarak kaldırıp egzersiz yapıyordum. Bazı günler iç sesim “saat geç oldu bugün egzersiz yapmayayım” diye beni ikna etmeye çalışırken diğer yanım “hayır kendine söz verdin kalk ve yap” diyerek beni vicdanımla baş başa bırakıyordu. Bu ikilikte güzel aslında, çünkü ardından egzersizini yapmış ve mutlu bir şekilde günü tamamlamış oluyordum. Bu süreçle beraber inanılmaz bir şey yaşadım! Adeta mucize oldu hayatımda, üç aylık süre sonrasında fark ettim ki egzersiz sayesinde kronikleşmiş mutsuzluğum, sürekli her şeyden şikâyet etme durumum ve hep bahanelere sığınma gibi sorunlarımdan kurutulmaya başlamıştım. Özetle egzersiz yapmak beni mutlu ediyordu ve daha çok mutlu olmak istiyordum. Egzersiz bir şekilde hayatımın parçası olmuştu. Mezun olduğum bölüm ve yapabileceğim işten memnun olamayacağımı anlayınca ve egzersiz yapmaktan bu kadar çok zevk aldığımı fark edince, kendimi neden bu alanda eğitmiyorum ve meslek haline getirmiyorum diye düşündüm. Demiştim ya ne düşünürsek o oluyor diye bir gün egzersizle ilgili bir eğitime yazdırırken buldum kendimi. Altı ay boyunca sıkı bir eğitimin ardından sınavımı geçerek, ACE tarafından (American Council on Exercise) sertifika ve Elevated Learning Academy’den de diplomamı aldım. Diplomam sürecinde eğitimler alıp sertifikalarımı da çeşitlendirdim. Özgüvenim yerine gelmişti! Bu meslek sayesinde birçok kişinin hayatına dokundum. Birçok kişiye yardımcı olmak, umut olmak, elimden geleni yapmak beni hem çok mutlu etti hem de hayattan ne istediğimi de göstermiş oldu. 2017’den bu yana tam zamanlı olarak, gerek bire bir gerekse de online bir biçimde kişiye özel spor programları, beslenme programları hazırlıyor ve sağlıklı bir bedene, sağlıklı bir yaşama kavuşmaları konusunda yardımcı oluyorum… <

  • Misyon ve Vizyonum…


Benim çıkış noktam kilo vermekti. Çok basit düşünüyordum. Bu çıktığım yolculuk beni çok başka bir noktaya getirdi. Kilo vermek, sağlıklı bir vücuda sahip olmak, istediklerinizi giymek, çocuklarınızla nefes nefese kalmadan oynamak evet bunlar kesinlikle çok güzel şeyler. Ancak düzenli egzersizler ile bunlardan fazlası sizin olacak. Amacım, içimizdeki ışığı harekete geçirmek! Kimse mükemmel değil, zaten mükemmel olmak da istemezsiniz değil mi? Ben doğru yönlendirme ile kısa sürede etkili sonuçlar alabileceğinize güveniyorum. Ve hazırladığım programlarla bunları verdiğime inanıyorum! Gerisi sizin düşünme şeklinize ve pratiğinize bağlı! Başaracaksınız biliyorum ☺

SİZDEN GELENLER

deneme